Blog

Boşanmada Çocuğun Velayeti Hususu

Boşanmada Çocuğun Velayeti Hususu

Aile, en küçük anlamda bir kadın ile bir erkeğin kanunların ön gördüğü şartlarda evlilik akdi yaparak oluşturdukları kurumdur.  Zamanla bu ailenin birey sayısı artabilir ki bu olağan bir durumdur. Evliliğin aile unsuru oluşturan hem manevi hem de hukuki bir anlaşma olması, evlilik kurumunun gerekliliğini ve kutsallığını arttırmaktadır.


Aile kurumunun toplumun temel yapı taşı olması konusu, en küçük toplumsal yapı olmasından değil, bir toplumun sosyokültürel anlamda en küçük yapısı olmasından gelir. Ailedeki birey  sayısı doğan ya da evlat edinilen çocuklarla artar. Çocuk doğduğu anda toplumun yeni bir bireyi haline gelir. Bu birey ilk karakteristik ve esas eğitimlerini ailesinde almaktadır. Yani aile aslında bir ülkenin geleceğini belirlemektedir. Toplumu oluşturan aileler ne kadar eğitimli bireyler yetiştirirse o ülkenin geleceği de aynı oranda eğitimli ve gelişmiş olacaktır. Bu düşüncelerden hareketle bir çocuğun ailesinden aldığı eğitim en başta çocuğun hayatını, akabinde üyesi olduğu toplumu etkileyecektir. Toplumda sağlıklı ve yetkin bireylere sahip olmanın en temel yolu mutlu ve saygın ailelere sahip olmaktan geçmektedir.


Günümüz şartlarında evlilik akitleri kolaylıkla bozulabilir hal almıştır. Peki bu durumdan evin çocuk bireyleri nasıl etkileniyor ve hukuki olarak ne gibi durumlar yaşıyorlar? Bu durumları bilmek hayati önem taşımaktadır.

Öncelikle boşanacak olan çiftler kendi aralarında velayet konusunda anlaşmış iseler hâkim -çocuğun menfaatini de gözeterek- uygun görürse bu anlaşmayı bozmamaya özen gösteriyor. Lakin böyle bir anlaşma sağlanamamış ise mahkeme velayete kendi karar veriyor.

Velayet çocuğun bakım, gözetim, terbiye, eğitim ve sosyal konularda sahip olduğu hakların karşılanması anlamına geliyor. Mahkeme, boşanacak tarafların şartlarını inceliyor ve çocuğun yaşam standartlarını ve menfaatlerini koruyacağını düşündüğü tarafa karar verip velayeti ona veriyor. Bu süreçte hâkimin dikkate aldığı kıstaslar nelerdir? Hâkimin öncelikle üzerinde durduğu konu çocuğun menfaatidir. Hangi taraf çocuğa daha iyi bir gelecek vaat ediyor, çocuk hangi tarafta daha mutlu, çocuk kiminle yaşamayı tercih ediyor? Bu soruların cevapları hakimlerin karar verme mekanizmasının en temel noktaları aslında. Öte yandan karar verme mekanizmasını etkileyen bir diğer önemli nokta da çocuğun yaşıdır. Genel kanı, anne şefkatine ve bakımına ihtiyaç duyulan yaşlarda çocuğu anneden koparıp babaya vermenin o çocukta tamir edilemez psikolojik travmalar ve genel bir eksiklik duygusu yaratacağı yönünde olduğundan, çocuk küçük yaşlarda anneye verilmektedir. 0-3 yaş çocuklarda annenin sosyoekonomik gücüne bakılmaksızın velayet anneye verilmektedir. 3-7 yaş arası çocuklarda bazı özel durumlar olmadığı takdirde velayet yine anneye verilmektedir. Bu özel durumlar, annenin çocuğun sağlığına zarar verecek hallerde bulunması, annenin sağlığının kötü olması, çocuğun bakımının yeterince iyi yapılmaması gibi durumlardır. 6-12 yaş arası bir çocuğun velayeti konusu çeşitli parametrelerle değerlendirilmektedir. Bu yaş aralığındaki çocuk okul çağında olduğundan öncelikle tarafların hangisinin çocuğa daha iyi bir imkân ve gelecek sunabileceğine bakılır. Ayrıca çocuğun akli erişkinliği de olduğundan hâkim pedagoglar eşliğinde çocukla görüşmeler sağlayabilir. Bu yaş aralığında oluşan davalarda hâkimin takdir yetkisi oldukça geniştir. Karar mekanizması yine çocuğun menfaatini ön planda tutacak şekildedir. 12 yaş ve üzeri için de genelde çocuğun fikri belirleyicilik taşır.

Toplumumuzun bir kısmının düşüncesi olan “çocuğum için katlanıyorum” evlilikleri çocuğa sandığımızdan çok daha fazla zarar vermektedir. O yüzden evladınızın sağlıklı bir birey olması için bazen ayrılık kararı almak yerinde bir karar olabilir. Zira çocuğun sürekli kavga, huzursuzluk, gerginlik olan bir ortamda büyümesi daha kötü sonuçlar doğurabilir. Aile hukukunun tüm tarafları koruyan uygulamaları ile hukuki çerçevede sağlıklı sonuçlar için savaşılmaktadır.

Etiketler: Boşanma,hukuki anlaşma