Blog

İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri

İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri

Bir ülkenin ekonomisini belli başlı mihenk taşları oluşturur. Arz ve talebin sağladığı kavuşum noktası ekonominin iyi ya da kötü olduğu durumları belirleyen başlıca etkenlerdir. Bu yazıda değinilmek istenen nokta ise emek arzı ve talebidir. Emek arz ve talebi, kullanılacak olan mal ve hizmetin üretim aşamasında işverenin talep ettiği, işçinin arz ettiği iş gücünü oluşturur. İşçi ve işveren arasındaki bu denge ne kadar doğruysa üretim süreci ve doğal olarak ülkenin ekonomik süreci de o kadar doğru etkilenir.

Emek arzı sağlayan işçilerle bunu talep eden işverenler arasındaki denge unsurlarına biraz göz atalım. Üretim sürecinde doğrudan etkisi olan işçilere ne gibi garantiler verilmedir? İşverenlerin başlıca yükümlülükleri nelerdir? İki taraf arasındaki denge nasıl bozulabilir? Öncelikle emek arz eden insanların karşılık olarak aldıkları ücret en önemli noktalardandır. İşçilerin ücret talep etme hakları işverenlerce gözetilmeli ve üretim sürecinin kalitesi için kurulan iş anlaşmasının dışına çıkılmamalıdır. Ancak ücretten daha önemli olan bazı durumlar vardır ve bunların başında iş güvenliği gelmektedir. Yapılan işin niteliği gözetilmeksizin işverenler işçilerin iş sağlığını ve güvenliğini gözetmek zorundadırlar. İş sağlığı ve güvenliği kanunu ile bu çerçeve çizilmiş ve aksi hallerde uygulanacak cezai hükümler de net olarak belirtilmiştir. Kanun öncelikle iş kazası yaşanmaması adına alınması gereken önlemleri ele almıştır. Gerçekten de esas olan iş kazası olduktan sonra ne yapılması gerektiği değil, hiç iş kazası yaşanmaması olmalıdır. İşveren bu konuda öncelikle mesleki risklerin önlenmesi için çalışmalı, işçilere yeterli bilgi ve deneyimi sağlamalı, yapılacak işe uygun olan makina, teçhizat, araç ve gereçleri sağlamalıdır. Ayrıca iş organizasyonunun yürütülmesi ve olağan şartlara uygun hale getirilmesi de işverenin başlıca görevlerindendir. Akabinde alınan önlemlerin uygulanıp uygulanmadığı, takibi ve mevcut durumu iyileştirme çalışmaları da işverenin sorumluluğundadır. Süreç içerisinde ya da öncesinde gerekli uzmanlarca risk değerlendirme çalışmaları yaptırmak oldukça elzemdir. Görev dağılımı ve işçilerin yapılacak işi paylaşması esnasında yapılacak iş ile işi yapacak olan kişinin uygunluğunu gözetmek de işverenin yükümlülüğüdür. Yeterli bilgi ve talimatı vermek, hayati tehlike taşıyan ve risk oluşturan yerlerin diğer işçilerce kullanılmamasını sağlamak işverenin görevidir. İhtiyaç duyulan emek arzını kurumun dışında başka bir şirket, firma ve emek sağlayan kurumdan karşılamak işverenin yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. İşveren de bu kişilerle birlikte sorumludur. İşin yapılma sürecinde çalışanların iş sağlığına yönelik uygun olmayan davranışları işverenin yükümlülüklerini etkilemez. Ayrıca işveren, iş sağlığı ve güvenliği maliyetlerini işçiye yansıtamaz, bu maliyetleri karşılamak işverenin sorumluluğundadır.

İşçi ve işverenin karşılıklı olarak memnun olduğu bir çalışma ortamı için her iki tarafın da yükümlülüklerini yerine getirmesi büyük hayati önem taşısa da maalesef ülkemizde birçok iş kazası meydana gelmektedir. İSİG koordinatörü Murat Çapa’nın şu sözü ülkemizde iş sağlığı ve güvenliğine yeterince önem verilmediğini gösteriyor: “Türkiye’deki işçi ölümleri önlenebilir kazalardan oluşuyor.” ve şu sözü daha da üzücü ki “Türkiye’deki istihdam oranının %90’ı güvencesiz çalışanlardan oluşuyor.” Bu duruma son verebilmek, bütün işverenlerin ve işçilerin iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun davranması ile mümkün olacaktır.

İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüklerine Aykırılık Halleri

İşçi, emeğini ve iş gücünü arz ederek kendi sosyal ve ekonomik hayatını idame ettirir. Peki işçinin iş gücüne zarar geldiği noktalarda durum nedir ve sorumluluk kime aittir

Etiketler: İşverenler,İş Sağlığı ,İş Güvenliği,Yükümlülük