Blog

İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüklerine Aykırılık Halleri

İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüklerine Aykırılık Halleri

Bir önceki İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri adlı yazımızda işçileri konu alan işe katılım sürecindeiş verenlerin yükümlülüklerini, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yapması zorunlu olan davranışları genel olarak ele almıştık. İş güvenliği yükümlülüklerine rağmen işçinin başına gelen iş kazaları gibi bu yükümlülüklere aykırı durumlardaki süreci değerlendirme kısmı ise ayrı bir başlık konusunu oluşturmaktadır. 
İşverenin kanunla açıklanmış maddelerdeki iş güvenliği yükümlülüklerine aykırı davranmaları halinde hak sahibi olan kişiler yani oluşan kötü durumdan kötü etkilenen işçiler maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptirler. Bu davaların sonuçları yaşanan kayba göre değişmektedir. İş kazası sonucunda oluşan kayıp ölüm ise; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemiş ise tedavi masrafları işverene aittir. Ayrıca ölen kişinin maddi desteğinden mahrum kalan kişilerin (yani aile ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler) uğradıkları ve uğrayacakları kayıplar da iş verenin sorumluluğundadır. Kayıp ölüm değil de bedensel engel halinde ise; tedavi giderleri, kişinin çalışamayacak olması durumundan mütevellit kazancının kaybı, ekonomik olarak geleceğinin sarsılmasından doğan kayıplar, çalışma gücünün kısıtlanması ve yitirilmesinden doğan kayıplar yine işverenin yükümlülüğündedir. 


Doğan kayıplardan ötürü işverene uygulanacak cezai durumlar da vardır. Bu durumlar “taksir ile yaralama” ve “taksir ile öldürme” olarak gerçekleşmektedir. Taksir anlam olarak sınırlı bir kasıt içermektedir. Aslında işveren iş kazasından ötürü işçinin ölmesini istememekte ama gereken önlemi almamakta ve hukuki yaptırımları umursamamaktadır. Doktrinde ve ceza hukukunda bu durum “taksir” ile açıklanır ve taksirli fiiller suçun ağırlığı oranında cezalandırılır.
Özetle aslında her işveren üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek işçisini korumak zorundadır. İşverenin bu yükümlülüklere uymaması durumunda zarar gören işçi veya yakınları kanundan doğan haklarını aramalıdırlar. İşveren iş sağlığı ve güvenliğini garanti etmelidir, aksi hallerde Türk hukuku adaleti sağlamakla yükümlüdür.

Etiketler: İşverenler,İş Sağlığı,İş Güvenliği,İş Sağlığı Aykırılık